Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Abdullah İnam
Abdullah İnam

Trafik: Görmezden Geldiğimiz Acı Gerçek

Gün geçmiyor ki bölgemizden gelen trafik haberleri yüreğimizi yakmasın. Her gün, gencecik fidanları ihmaller zinciri içinde toprağa veriyoruz. Üstelik rakamlar da acı gerçeği gözler önüne seriyor: Trafikte verdiğimiz kayıplar, teröre verdiğimiz kayıpların iki-üç katına ulaşmış durumda.

Zaten nesillerin giderek azaldığı bir dönemde, bu tabloyu daha da ağırlaştıran şey, göz göre göre gelen kazalar. Arkalarında gözü yaşlı anneler, babalar, öksüz ve yetim çocuklar bırakarak hayattan kopan insanların acısı, tarif edilemez bir hal alıyor.

Oysa bu kazaların büyük bir kısmı önlenebilir. Bölgemizin coğrafi yapısı zorlu olabilir; yollarımız her yerde otoyol standardında olmayabilir. Ancak bu durum, çözüm üretmenin önünde bir engel değildir. Aksine, daha bilimsel, daha gerçekçi ve daha kapsamlı projeler geliştirilmesini zorunlu kılar.

Popülist söylemler yerine, somut ve radikal adımlar atılması gerekiyor. Trafik güvenliğini artırmak için denetimlerin etkinliği artırılmalı. Örneğin, yaygın ve etkili radar sistemleri ciddi bir caydırıcılık sağlayabilir. Bunun yanı sıra yol güvenliğini artıracak fiziki önlemler de ihmal edilmemeli.

En büyük sorunlardan biri ise hatalı sollama ve hız ihlalleri. Kuralları hiçe sayan sürücüler sadece kendi hayatlarını değil, karşıdan gelen masum insanların da hayatını tehlikeye atıyor. Asıl trajedi de burada başlıyor: Suçsuz insanların bedel ödemesi.

Bir diğer önemli mesele ise toplumdaki kaderci yaklaşım. Ne yazık ki bir kaza sonrası sıkça duyduğumuz “vadesi dolmuş” gibi ifadeler, sorunun özünü görmemizi engelliyor. Bu anlayış, ihmalleri görünmez kılıyor ve çözüm üretmeyi zorlaştırıyor.

Aynı şekilde, kazaların ardından yapılan yüzeysel yorumlar da gerçeği perdelemekte:
“Yağmur kazayı getirdi”,
“Kar kazaya neden oldu”,
“Ölüm yolu”

Oysa ne yağmur ne de kar tek başına kazaya sebep olur. Asıl neden; dikkatsizlik, kuralsızlık ve yetersiz denetimdir.

Peki ne yapılmalı?

  • Trafik eğitimleri daha etkin ve uygulamalı hale getirilmeli.
  • Sürücü belgesi alma süreçleri yeniden gözden geçirilmeli.
  • Karayolları altyapısı düzenli ve sıkı şekilde denetlenmeli.
  • Trafiğe uygun olmayan, hurdaya ayrılması gereken araçlar için devlet destekli projeler geliştirilmeli.
  • Denetimler sadece kimlik kontrolleriyle sınırlı kalmamalı; hız ihlalleri radar sistemleriyle anında tespit edilerek cezalandırılmalı.
  • Ölümlü ve yaralanmalı kazalara neden olan ihlaller için daha caydırıcı cezalar uygulanmalı.

Bu önlemler, kazaları tamamen sıfırlamayabilir. Ancak büyük ölçüde azaltabilir. En azından bayramları, sevinç günlerini yasa çeviren bu acı tabloyu hafifletebilir.

Unutmayalım: Bu coğrafyada yollar hız kaldırmaz. Kurallara uymayanlar sadece kendilerine değil, başkalarına da bedel ödetir.

Ve eğer bu acılar bir bayram arefesine ya da bayram gününe denk gelirse, geride kalanların yükü daha da ağırlaşır.

Artık bu gerçeği görmezden gelmeyelim.

Trafik kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × two =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER