Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Halim Kaya
Halim Kaya

ÇUKUR KARAbük (1)

Gazeteci arkadaşım İsmail Akça geçtiğimiz aylarda hesap soran bir ifadeyle beni arayarak;
“Halim Hoca, bu ayılara oralarda (Çerçiler’de) niye bakamadınız da Karabük ‘e salıverdiniz. Şehri bastılar, adımız çıkıyor.” diye hafif iğneyle karışık bir espri yaptı.
Cevap verdim vermesine de düşünmeden de edemedim.
Hey gidi Karabük!
1937’de Fabrika’nın demir cevheri ve kömürden sonra en büyük ihtiyacı olan suyun karşılanması için Araç ve Soğanlı derelerinin kavuştağı belirlendi.
Fabrika’ dan çıkacak kirli havaya önlem için yüksek tepe olan Yenişehir yerleşim yeri olarak seçildi.
Ülkemizin birçok şehrinde kalorifer yokken tek bir baca sistemiyle ısıtma sorunu ve lojmanlara 24 saat sıcak su verildi. İşçi memur ve mühendisler için aileleriyle birlikte vakit geçirebilecekleri yerler ve Havuzlu bahçe,stadyum , yazlık ve kışlık sinema tenis kortu vb bir çok sosyal donatı ile okul ve hastane ve cami yapıldı.
Sınırlı sayıda araç olduğu halde yollar, gidiş- geliş yapıldı.
O zamanki zor şartlarda katırlar ile taşınan inşaat malzemeleri ile kurulan fabrika’da 2 yıl gibi kısa bir sürede “İlk Türk” demiri üretilirken çalışanlar için yapılan lojmanların bulunduğu Yenişehir ,yerleşim yeri şehir olarak ülkemizin ilk örneği oldu.
Fabrika’nın işçi ihtiyacı için çevre köylerden gelenler yetmeyince Türkiye’nin her bölgesinden “göç”almaya başladı ve doğal olarak yeni yerleşim yerleri ihtiyaç duyuldu.
Fabrika İşçileri kurdukları yapı kooperatifleriyle Yenişehir’ i örnek alarak ev yapmaya başlarken oluşan diğer özel sektörlerde aş bulanlar ise Çukur yerlerde gecekondu yapmaya başladı.
İlk kurulan kooperatif “200Evler” Yenişehir’in bir dere ötesine bahçeli ve iki katlı ev olarak yapıldı.
5000 Evler kooperatifi ise; yine Yenişehir’in bir benzeri olarak Bulak köyleri tarlalarına iki katlı bahçeli olarak planlandı.
Aradan geçen süreç içinde 200Evlerde bahçeli evler yıkılarak “Apartmanlardan oluşan “Ev deposu” olarak kentsel dönüşüme uğradı.
5000 Evler’de kentsel dönüşüme uyum sağlamak adına apartman olarak devam etti.
Geldiğimiz noktada Yenişehir eski ama eskimeyen güzelliğiyle yerinde dururken sosyal donatılardan mahrum bırakılmasına rağmen,sabah ve akşam güneşinin salonda olmasıyla meşhur Kübanalarıyla,doğalgazlı bahçeli evleriyle ayakta.
Yenişehir etrafında oluşan Kayabaşı ve Esentepe dışındaki şehrin hava alacağı yerler (cevizli dere-Adatepe ve soğuksu) kentsel dönüşüm adı altında blok apartmanlarla kapatıldı.
Rahmetli Mustafa Yanık abimizin BRTV ekranında sürekli gündeme taşıdığı ve şehrin yöneticilerinin önlem almasını istediği gerçek görünmedi ve duyulmadı:
“Nefes alamıyoruz “
Çok haklıymışsın Yanık abimiz;
Dün “Dumanlı kentin puslu çocuklarıydık. “
Bugün “Tozlu kentin, nefes alamayan uslu çocukları olduk.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 − nine =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç