İran sınır muhafızları ile Taliban güçleri arasında sınır bölgesinde çıkan çatışmalarda Taliban güçleri, 18 İran karakolunu ele geçirirken, iki tarafta sınıra askerî sevkiyatlar gerçekleştirdi.
Azerbaycanlı Siyaset Bilimci Turan Rzayev, Taliban ile İran arasında yaşanan çatışmaları değerlendirerek, mevcut gerilimin öncekilerden farklı olmadığını belirtti.
İran ile Afganistan arasındaki mevcut gerginliğin bu türden ilk vaka olmadığını belirten Rzayev, “İki ülke sınırında zaman zaman küçük çaplı veya orta düzeyli çatışmalar yaşanıyor. Örneğin 2021’de İran sınır muhafızları ile Taliban arasında çatışma çıktı ve taraflar birbirlerine topçu ateşi açtı. Hatta Taliban, “Dheris”, “Dost Mohammad” ve “Bala-e Siyah Cheshman” noktaları da dahil olmak üzere İran’a ait çok sayıda sınır geçiş noktasını ele geçirdiklerini duyurdu. Prensip olarak, mevcut gerilim öncekilerden farklı değildir. Dolayısıyla İran ile Afganistan arasındaki mevcut gerilim, Helmand Nehri’nin suyu konusundaki anlaşmazlıktan kaynaklanmaktadır. Helmand Nehri, Afganistan dağlarından İran’ın Sistan ve Belucistan eyaletlerine akıyor. Helmand Nehri’nin su dağıtımı taraflar arasında 1973 yılında imzalanan anlaşmaya göre düzenleniyor. Ancak İran tarafı kendisine tahsis edilen suyun ancak yüzde 4’ünü kullanabildiğinden şikayet ediyor ve Afganistan’ı nehir üzerine yeni rezervuarlar inşa etmekle suçluyor. Helmand Nehri İran için çok önemli. Dolayısıyla bu su, İran’ın en istikrarsız bölgesi olan Sistan-Belucistan eyaletinin tarım alanlarının ana sulama kaynağıdır. Sistan ve Belucistan vilayetleri şu anda kuraklıkla karşı karşıya olduğundan, konu gerginlik sınırına ulaştı. 18 Mayıs’ta Sistan-Belucistan eyaletini ziyaret eden İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Taliban hükümetini Hirmand nehrini kapatmakla, Sistan ve Belucistan eyaletinin su payını vermemekle suçladı. Bununla yetinmeyen Reisi, “Afgan makamlarını Sistan ve Belucistan’ın su payını vermeleri konusunda uyarıyorum. Bu çok ciddi bir uyarı, aksi takdirde devlet gerekli tedbirleri alır” diyerek Taliban’ı tehdit etti. Afgan tarafı ise suların azalmasını şiddetli bir kuraklığa bağlayarak İran’ı Sistan bölgesinde tarım arazilerini genişletmekle suçluyor. Afgan yetkililer, nehir üzerine inşa edilecek yeni rezervuarlarla elektrikte dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini ve bu konuda taviz vermeyeceklerini söylüyor. Ayrıca Taliban liderleri Tahran’ı tehdit ederek İran’a karşı ABD’ye karşı savaştıklarından daha iyi savaşacaklarını söylediler.” dedi.
Gerginliğin perde arkası
“Mevcut durumda gerilimi artıran tarafın Taliban olduğu söylenebilir. Buna işaret eden birkaç nokta var.” diyen Rzayev, “Birincisi, Helmand Nehri Afganistan dağlarından İran’ın Sistan ve Belucistan eyaletlerine akar. Bu nehrin İran için hayati önemini bilen Taliban, nehir üzerinde yeni rezervuarlar inşa ediyor. Yani bu hareketin gerginliğe yol açacağını çok iyi biliyorlar. İkinci olarak, Taliban lideri Abdülhamid Horasani, tansiyonun yükseldiği bir ortamda İran’a savaş ilan ettiklerini açıkladı. Savaşa bu kadar kolay karar verilemez. Görünüşe göre Taliban bu kararı vermeden önce hazırlık yapmış. Taliban’ın süreci savaş bağlamına getirme konusundaki kayıtsızlığı, onu destekleyen özel güce güvendiğini gösteriyor. Şu anda bir güç, Taliban ile İran arasındaki bir savaşla ilgileniyor, Amerika Birleşik Devletleri.” diye konuştu.
Washington’ın planı
Şu anda Washington’un, İran’ı Taliban’la karşı karşıya getirerek Tahran’ı Afganistan’a müdahale etmeye zorlamak istediğini aktaran Rzayev, şunları kaydetti:
“2021’de İran sınır muhafızları ile Taliban arasındaki çatışmaların genel özü buydu. Taliban ani bir saldırı ile “Dheris”, “Dost Mohammad” ve “Bala-e Siyah Cheshman” da dahil olmak üzere çok sayıda İran sınır geçiş noktasını ele geçirerek İran ordusunu Afganistan’a çekmek istedi. Hem Afganistan hem de İran, savunma savaşlarında bireysel olarak yenilmez ülkelerdir. Bu ülkeler bulundukları coğrafyanın tüm doğal avantajlarından azami derecede faydalanabilmektedirler. Öte yandan, her iki ülke de sözde korumaya karşı dini ideolojiyi kullanabilen ülkelerdir. ABD son zamanlarda bu taktiği çokça kullanıyor. Örneğin Rusya, Ukrayna ile savaşa bu şekilde dahil oldu ve savaş hala devam ediyor. Kremlin kaynaklarını hızla tüketiyor. Washington aynı taktiği bugün İran’a karşı kullanmak istiyor. ABD bununla üç şeyi başarmak istiyor:
Birincisi, halihazırda yaptırımlardan sıyrılan ve ağır bir ekonomik kriz yaşayan Tahran’ı ekonomik ve askeri açıdan tamamen çökertmek; İkincisi, İran’da halkı, özellikle de etnik grupları merkezi hükümete karşı seferber etmek; Üçüncüsü, Taliban İran’ın nükleer tesislerini vurdu ve Tahran bu silahı aldı.”


