Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

75 yıllık çatışma sona mı eriyor?

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ayrı ayrı Türkiye’de ağırlayacak.

Azerbaycanlı Siyaset ilimci Turan Rzayev, Erdoğan’ın bu adımını değerlendirerek, Türkiye’nin Filistin ile İsrail arasındaki gerginliğin azaltılmasında arabulucu olabileceğini belirtti.

“Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 24 Temmuz’da Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dikkat çeken nokta, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da 28 Temmuz’da Türkiye’ye gelecek olması.” diyen  Rzayev, “Filistin ve İsrail liderlerinin 4 gün gibi kısa bir farkla Türkiye’yi ziyaret etmeleri tesadüf değil. Şu anda Filistin Yönetimi ile İsrail arasındaki tüm ilişkiler kopmuş durumda. Bunun nedeni, İsrail ordusunun (JAKHAL) Ürdün Nehri’nin Batı Şeria’sındaki Cenin kentinde geniş çaplı bir terörle mücadele operasyonu gerçekleştirmesidir. Genel olarak taraflar arasındaki gerilim zaman zaman artıyor. Ancak diplomatik temaslar bu güne kadar kesilmedi. Taraflar tartışmalı noktalarda farklı görüşlere sahip olsalar da diplomatik kapılar açık tutuldu. Filistin Yönetimi’nin bu dönemde böylesine radikal bir karar almış olması endişe verici. Ve bu süreçlerin daha yoğun hale gelme şansını arttırır.” ifadelerine yer verdi.

Ankara arabuluculuğu

Türkiye’nin Filistin ile İsrail arasındaki gerginliğin azaltılmasında arabulucu olabileceğini vurgulayan Rzayev, şunları kaydetti:

“Ankara, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesinde olumlu tavır sergiliyor. Tarafların resmi makamlar düzeyinde gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planında gerginlik yerini ilişkilerin normalleşmesine bıraktı. Şu anda Tel Aviv ile Ankara arasındaki ilişkiler 2010 öncesi ile aynı olmasa da tatmin edici sayılabilir. Ankara’nın Filistin meselesindeki tutumu ise değişmedi. Türkiye, Kudüs’ü ‘kırmızı çizgisi’ olarak görüyor. Ayrıca İsrail’in genişlemesi ve saldırgan konumu Ankara tarafından hoş karşılanmıyor. Tüm bunlara rağmen Türkiye mevcut gerilimi azaltmak ve diplomatik temaslar kurmak yönünde tarafları uzlaştırabilir. Mesele şu ki, bölgeye yönelik ortak tehdit İran’dır. Resmi Tahran aslında Hamas’ı destekliyor ve süreci Hamas üzerinden gerilim bağlamında sürdürüyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde Hamas’ın siyasi kanadının başkanı İsmail Haniye ve beraberindeki heyet, İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından İsrail’de terör girişimleri başladı ve yine bu görüşmeden sonra İsrail ordusu, Ürdün Nehri’nin Batı Şeria’sındaki Cenin şehrinde geniş çaplı bir terörle mücadele operasyonu başlattı. Mahmud Abbas ve Binyamin Netanyahu ile ayrı ayrı görüşmenin ardından Ankara tarafları bir araya getirebilir. Her iki tarafla görüşme başarılı olursa ve Ankara’ya güven duyulursa taraflar yakın gelecekte yeniden bir araya gelerek en azından tansiyonun düşürülmesi ve diplomatik ilişkilerin kurulması yönünde müzakerelere başlayabilir.