Cumhurbaşkanının yeniden seçilmesini değerlendiren Siyaset Bilimci Turan Rzayev, Aliyev’in konuşmasının başında işgalden kurtarılan Hankendi’de oy kullanmasına atıfta bulunduğunu, bunun açık bir mesaj olduğunu belirtti. Rzayev, “Nitekim 2003 yılında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ilk seçildiğinde, önündeki sorunları çözeceğine söz verdi. Bu sözden 15 yıl sonra 2018’deki açılış töreninde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev topraklarımızın kurtarılacağını ve ayrılıkçılığın sona ereceğini yineledi. Aslında, bu tesadüf değildi. Orduda kalan 15 yıllarında, siyasi-diplomatik arenada çok çalışma yapıldı, nihai hedefe, hazırlıklara ulaşıldı. 2 yıl sonra yani 2020’de 44 günlük Vatanseverlik Savaşı’nda tarihi bir zafer kazanılmış, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü restore edilmiştir. Böylece Aliyev babasının vasiyetini yerine getirdi ve sözünü tuttu.” dedi.
- Anayasa değişmeli!
Cumhurbaşkanı Aliyev’in konuşmasında, “Ermenistan mevzuatını normale döndürmedikçe, bize karşı toprak talepleri sona ermezse, elbette barış anlaşması olmayacağını” ifade ettiğini hatırlatan Uzman, “Mevcut Ermenistan Anayasası ve Bağımsızlık Bildirgesi’nde ve devletin niteliklerinde Azerbaycan’a, hatta Gürcistan’a ve Türkiye’ye karşı toprak iddiaları yer almaktadır. Bunlar kesinlikle ortadan kaldırılmalıdır. Bu, gelecekte Ermenistan’ın Anayasa bahanesiyle dünya üzerindeki yükümlülüklerinden vazgeçmemesi açısından da önemlidir.” diye konuştu.
- Bölgesel iktidardan küresel aktöre
“Karabağ ihtilafının sona ermesi, işgalin sona ermesi, Bakü’nün bölgesel iktidardan küresel kimliğe geçişini önemli kılmaktadır.” diyen Uzman, “Cumhurbaşkanı konuşması sırasında ‘İslamofobi, neo-sömürgecilikle mücadele eden ülkelerin yanında olmamız gerekiyor’ demesi tesadüf değil. Prensip olarak, Bağlantısızlar Hareketi’nin başkanlığı döneminde resmi Bakü bu sürece başlamıştır.” dedi.
- Türk dünyasına çağrı
Cumhurbaşkanı Aliyev’in konuşmasında öne çıkan bir diğer noktanın da Türk dünyası hakkında söyledikleri olduğunu vurgulayan Rzayev, şunları kaydetti:
“Her şeyden önce uluslararası kuruluşlarla ilgili adımlarımızı atmaya devam edeceğiz, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çerçevesinde çabalarımıza devam edeceğiz. Bu bizim için bir öncelik. Genel olarak Türk dünyasını askeri-politik-ekonomik bir güce dönüştürmek yıllardır inşa edilmiş bir plandır. Aliyev bu projeyi uygulamak için elinden geleni yapıyor. Bakü için Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi ve TDT’nin güçlendirilmesi bir önceliktir. Cumhurbaşkanı, Türk Devletleri Teşkilatı’nın üye devletleriyle kardeşçe ilişkilerimiz olduğunu ve politikamızın Türk Devletlerinin örgütlenmesini güçlendirmek olduğunu kaydetti. Bu nedenle Cumhurbaşkanının göreve başlama sırasında söyledikleri hem ilgili merkezlere bir uyarı hem de ortak müttefiklerimize bir çağrıdır. Bakü, artık Karabağ meselesiyle ona gelemeyeceklerini biliyor. Basıncın dozu ve nedeni farklıdır. Bakü, küresel düzeyde yeni bir saldırı türüne hazır.”



